İdea Yayınevi / Plutark
 
Waterhouse — Ariadne — Plutark
 
 
Plutark
Yaşamlar — Theseus


Çeviren: Meriç Mete / İDEA YAYINEVİ


XIX. [Theseus] Girit’e ulaşınca, birçok tarihçinin ve şairin anlattığı gibi, ona aşık olan Ariadne’den ünlü ipi aldı. Labirentin dolambaçlarından nasıl çıkacağını ondan öğrendikten sonra Minotaur’u öldürdü ve Ariadne ve gençlerle birlikte yelken açıp yola çıktı. Ferekides Theseus’un ayrıca Giritlilere ait teknelerin diplerini delerek onu izlemelerini önlediğini de söyler. Ve Demon’un anlatısına göre, Minos’un generali Tauros Atina’ya doğru yelken açan Theseus tarafından limanın ağzında yer alan bir deniz çarpışmasında öldürülür.
Ama Filokhoros’un öyküsüne göre, Minos yıllık oyunları izlerken, ödülü daha önce de olduğu gibi Tauros’un kazanması bekleniyordu. Başarısından ötürü kendisine diş bileyenler çoktu, çünkü karakteri ve davranışları yüzünden gücünden nefret ediliyordu. Pasifae ile çok fazla yakın olmakla da suçlanıyordu. Buna göre, Theseus listelere girme ayrıcalığının kendisine de tanınmasını isteyince, Minos ona izin verdi. Girit’te kadınların oyunları seyretmeleri gelenek olduğundan Ariadne de oradaydı. Theseus’un görünüşüne vuruldu ve tüm hasımlarını yenerken gösterdiği atletik ustalığa hayran oldu. Minos da ondan özellikle güreşte Tauros’u yenip küçük düşürdüğü için çok hoşnut kaldı. Böylece gençleri Theseus’a gönüllü olarak geri verdi ve Atinalıların ödemek zorunda oldukları haracı kaldırdı.
1
Kleidemos ise çok gerilerden başlar ve olayların öyküsünü kendine özgü tutkulu havasıyla verir. Tüm Yunanistan’ın kabul ettiği bir buyruk vardı, der, ve buna göre hiçbir yerden beş kişiden daha çoğunu kapsayan hiçbir teknenin denize açılmasına izin verilmeyecek, ve yalnızca Argous’un denizi korsanlardan temizlemek için yelken açan komutanı Jason bu kuralın dışında kalacaktı. Ama Daidalos bir tecim teknesi ile Girit’ten Atina’ya kaçınca, Minos buyruğa aykırı olarak savaş gemileriyle onu izledi. Bir fırtına tarafından yolundan saptırılıp Sicilya’ya sürüklenince orada yaşamına son verdi. Ölümünden sonra Atinalılarla arası iyi olmayan oğlu Deukalios onlardan Daidalos’u kendisine teslim etmeleri isteminde bulununca, ve eğer reddedecek olurlarsa Minos’un onlardan rehine olarak aldığı gençleri öldürteceği gözdağını verince, Theseus yumuşak bir yanıt verdi ve Daidalos’u teslim edemeyeceği bildirdi, çünkü Erektheos’un kızı Meropes’in oğlu olan Daidalos onun kendi kuzeniydi. Bu arada kendisine özel bir filo oluşturmaya girişti ve tasarının büyük bir gizlilik içinde gerçekleşmesini sağlamak için bunun bir bölümünü ülkede kamu yollarından uzakta olan Thimoetados kasabasında tutarken, geri kalanını Troezen’de Pittheos’un yönetimine bıraktı. Tekneleri hazır olduğunda, yanına Daidalos’u ve kılavuzları olarak Girit’ten gelen sürgünleri alarak yelken açtı. Giritlilerden hiç biri tasarını bilmediği ve yaklaşan teknelerin dost olduğunu düşündükleri için, Theseus kısa sürede kendini limanın efendisi yaptı, ve hemen adamlarını karaya çıkararak daha düşmanları yaklaştığını haber almadan Knossos’u ele geçirdi. Sonra Labirentin kapısının önündeki bir çarpışmada Deukalios’u ve tüm muhafızlarını kılıçtan geçirdi. Şimdi işlerin başında Ariadne olduğu için, onunla anlaşıp genç rehineleri geri aldı ve Atinalılar ve bir daha onlarla savaşa girişmeyeceklerine yemin eden Giritliler arasında sürekli bir dostluk kurulmasını sağladı.
2
XX. Bu olaylar üzerine ve ayrıca Ariadne üzerine daha başka birçok öykü daha vardır, ama bunlar birbirleri ile tutarlı değildir. Kimileri Theseus tarafından terkedildiği için kendini astığını söyler; başkaları denizcileri tarafından Naksos’a götürüldüğünü ve orada Dionysos rahibi Oinaros ile birlikte yaşadığını, ve Theseus’un onu başka bir kadını sevdiği için terkettiğini anlatır: —

“Panopeidos’un çocuğu Aigles için tutkusu gerçekten de korkutucuydu.”

Megaralı Hereas’a göre Peisistratos bu dizeyi Hesiodos’un şiirleri arasından silmiştir, tıpkı buna karşı Atinalıları hoşnut etmek için Homeros’un Cehennem’ine şu dizeyi katması gibi: —

“Theseus, Peirithoos, tanrıların güçlü çocuğu.”

Dahası, kimileri Ariadne’nin gerçekte Theseus’tan Oinopion ve Stafilos adında oğulları olduğunu söylerler. Aralarında Kioslu İon da vardır ki, doğduğu kent üzerine şu dizeyi yazmıştır: —

“Bunu bir zamanlar Theseus’un oğlu Oinopion kurdu.”

Şimdi bu efsanevi öykülerin en ünlüsü diyebilirim ki herkesin dilindedir.
3

Ama bu olaylar üzerine Amathosioslu Paion’un anlatısı tüm başkalarından ayrılır. Yazdıklarına göre, Theseus karnında onun çocuğunu taşıyan ve çalkantılı denizden aşırı ölçüde rahatsız olan Ariadne ile birlikte bir fırtına tarafından yolundan çıkarılıp Kıbrıs’a saptırılınca kadını yalnız başına kıyıya çıkarır, ama kendisi tekneye yardım ederken yeniden denize sürüklenir. Adanın kadınları Ariadne’yi dostça karşılar ve arkada bırakılmaktan duyduğu sıkıntıyı avutmak ve yatıştırmak için ellerinden geleni yaparlar. Ona Theseus’un ağzından düzmece mektuplar yazarak eline teslim ederler, ve doğum sancıları başlayınca ona gerekli her hizmeti yerine getirirler. Ama kendisi çocuğu doğmadan ölünce onu onurlu bir törenle gömerler. Paion bunun dışında Theseus’un geri döndüğünü, onu yitirmekten çok sarsıldığını, ayrılırken ada halkına para bırakarak onlardan Ariadne için adakta bulunmalarını istediğini, ve onun onuruna biri gümüş, öteki bronz iki küçük yontu yaptırdığını yazar. Ayrıca Gorpiaios ayının ikinci gününde onun onuruna sunulan adak sırasında genç erkeklerden birinin yere uzanarak sesle ve davranışla doğum sancısı çeken bir kadına öykündüğünü, ve mezarının bulunduğu elma bahçesine Ariadne Afrodit adını verdiklerini anlatır.
Kimi Naksoslular da kendilerine özgü bir öykü anlatırlar. Onlara göre iki Minos ve iki Ariadne vardır ve bunlardan biri, derler, Naksos’ta Dionysos ile evlenerek ona Stafilos ve kardeşini doğurmuş, ve daha sonraki bir zamana ait olan ikincisi ise Theseus tarafından kaçırılmış, daha sonra onun tarafından terkedilerek yanında mezarının yeri bugün bile gösterilen Korkine adında bir bakıcı ile Naksos’a gelmiştir. Bu Ariadne de orada ölmüştür ve anısı ada tarafından birinciden ayrı bir yolda onurlandırılır, çünkü ilk Ariadne için şenlik genel bir neşe ve coşku havası içinde kutlanırken, buna karşı ikincisi adına sunulan tüm adaklara ada halkı yas ve üzüntü içinde katılır.
4
 
Girit’te Knossos’u egemeni olan Minos’un oğlunun Atina’da öldürülmesinin bedeli olarak Atinalılar her dokuz yılda bir Girit labirentinde yaşayan Minatour’a genç erkek ve kızlardan oluşan bir haraç vermeyi kabul etmişlerdir. Dedalus tarafından tasarlanan labirent öylesine karmaşıktır ki, şimdiye dek hiç kimse oradan kurtulmayı başaramamıştır. O yıl seçilen gençler arasında Theseus da vardır. Ama adaya varışı üzerine Ariadne ona aşık olur ve ölmesini görmeye dayanamayacağı için gizlice ona labiretten çıkmasını sağlayacak bir yumak verir. Theseus Minataur’u öldürür. Ariadne ihanet ettiği babası ile yüz yüze gelemeyeaceği için Theseus ile birlikte Girit'ten kaçar. Dia (Naxos) adasına vardıklarında evlenirler. Ama Bakhük Ariadne Naxos’a varır varmaz ona aşık olmuştur. Athena Theseus’a Bakhüs’ün isteğini kabul etmesini buyurur. (Bir başka alnlatıya göre daha sonra Olympos’un tanrıları tarafından Theseus’un bilinci unutkanlığa bürünür.) Theseus tanrının buyruğunu uyar ve Ariadne'yi arkada bırakarak adadan ayrılır. Waterhous'un tablosunda Ariadne uyurken Theseus'un gemisi yelken açmış adadan uzaklaşmaktadır.
Link: Bacchus ve Ariadne (1721); Giovanni Antonio Pellegrini (Italyan, Venedikli, 1675–1741).

Bakhüs Naxos adasına vardığında Minos'un güzel kızı Ariadne'yi buldu. Theseus tarafından terkedilen Ariadne ile evlenen Bakhüs’ün tacı Jüpiter tarafından bir takımyıldıza dönüştürüldü. Tabloda Bakhüs Ariadne'nin parmağına yüzük takmaktadır.
 
Müzik: Eleni Karaindrou / Bengilik ve Bir Gün
ELENI KARAINDRAU
 


Odysseia'da
Ariadne’nin kaçırıldığı ve Dia adasına götürüldüğü, orada öldüğü, çünkü Artemis’in böyle istediği anlatılır. Ama en yaygın mite göre Ariadne Theseus’a aşık olmuştur. Daha eski bir anlatıya göre, Ariadne Theseus Girit’e gelmeden önce Bakhüs’ün sevgilisidir. — Ariadne Theseus’a onu Atina’ya karısı olarak götürmeye söz vermesi koşuluyla yardım eder. Ona sihirli bir kılıç ve Minataur’u öldürdükten sonra labirette yolunu bulabilmesi için bir ip yumağı verir. Girit’ten Theseus ve Atinalı gençlerle birlikte ayrılır ve yolda Naxos adasında dururlar. Ariadne uykudayken düşünde (ya da Theseus’un düşünde?) Bakhüs’ün ona göründüğünü ve Naxos’ta kalması için tanrısal bir buyruk verdiğini görür. Bakhüs onunla evlenmeyi istemektedir. Daha bir başka anlatıda ise Theseus’un Ariadne’yi bırakması için başka açıklamalar verilir: Theseus Ariadne’yi kendisi ile birlikte Atina’ya götürmeyi istemez, çünkü başka bir sevgilisi vardır. Böylece Theseus kurtarılan gençlerle, ama Ariadne olmaksızın, Delos üzerinde Atina’ya döner. Bakhüs Ariadne’yi yeniden bulur ve onunla evlenir.
John Vanderlyn
Ariadne Naxos’ta Uykuda
1814

L'abandon d'Ariane (Ariane’nin terkedilmesi) Darius Milhaud tarafından bir perdelik bir operadır. Ayrıca Claudio Monteverdi, Carlo Agostino, Badia L'Arianna, ve Georg Anton Benda ve Richard Strauss ise Ariadne auf Naxos adlı operalar yazdılar.
 
MERİÇ METE / İdea Yayınevi / 2014